Diksiyon ve Tiyatroda Dil Kullanımı
Diksiyon ve Tiyatroda
Dil Kullanımı Hakkında Bilgi;
![]() |
Diksiyon ve tiyatro dili birbiriyle ilişkili; fakat temelde farklı kavramlardır. “Diksiyon” sözcüğü etimolojik olarak Latince kaynaklı bir sözcüktür. 1540’ta yalnızca “bir sözcük” anlamında kullanılan sözcük, 1580’de Latincede “söyle-” anlamına gelen dict sözcüğünden türeyerek (Lat. dictio) Fransızcada “söyleyiş biçimi”, “ifade etme” anlamında “diction” biçiminde kullanılmıştır. Türkçede ise en erken Mustafa Nihat Özön’ün 1962’de yayımladığı “Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü” adlı eserinde kullanıldığı görülmektedir. Fransızcadan Türkçeye geçen “diksiyon” sözcüğü, temel anlamda Türk Dil Kurumunun “Büyük Türkçe Sözlük”ünde “Seslerin, sözlerin, vurguların, anlam ve heyecan duraklarını kurallarına uygun olarak söyleme biçimi” olarak geçmektedir. “Diksiyon” sözcüğü Haldun Taner, Metin And ve Özdemir Nutku’nun 1966’da yayımladıkları “Tiyatro Terimleri Sözlüğü”nde terimsel anlamıyla şöyle tanımlanmaktadır: “Tiyatroda duru, seçik, saydam vurgulama ve çıkaklara tam uyarak konuşma, güzel konuşma sanatı.” Diksiyon kavramı konuşma sanatıyla yakın olan kimi yazarlarca da tanımlanmıştır.Nüzhet Şenbay’ın “Söz ve Diksiyon Sanatı” adlı kitabında, bu kavram “Söz söylerken duygu ve düşünceleri üslûbuna uygun olarak belirtmek için sesin uyumunu, söylenişi, jesti, mimiği, alınacak tavırları yerinde, aynı zamanda güzel kullanma sanatıdır.” biçiminde tanımlanırken Can Gürzalp’in “Söz Söyleme ve Diksiyon” adlı eserinde ise “Çeşitli sesler aracılığı ile vurgu, tonlama, hız özelliklerini de kullanarak konuşmanın bestelenmesidir.” biçiminde tanımlanmaktadır. Suat Taşer gibi isimlerin de diksiyon kavramı ile ilgili olarak bu tanımlara koşut tanımlamalar yapmış olduğu görülmektedir. Diksiyon kavramının Osmanlı İmparatorluğu zamanında dilimizdeki karşılığı “belagat” sözcüğü idi. Osmanlı İmparatorluğu döneminde, söz söyleme sanatının ilk kez ders olarak okulda uygulanması, Ahmet Cevdet Paşa’nın 26 Haziran 1880’de açtığı Hukuk Mektebi’nde “Belagat-i Osmaniye” ile “Hitabet Dersleri”ni vererek başlamıştır. Daha sonraki dönemlerde artarak yaygınlaşan güzel konuşma eğitimleri artık günümüzde Milli Eğitimin ortaöğretim öğreti izlencelerinde bile yer almaktadır. |
İyi konuşabilme ve söz söyleme sanatı anlamına
gelen diksiyonun getirileri üzerine pek çok eser verilmiştir. Dili
iyi kullanmak, günümüzde iyi iletişim kurmak için olmazsa
olmazlardan biridir. Hatta konuşmak, iletişimin de ötesinde
öncelikle kişinin kimliğini yansıtır. Suat Taşer’in “Konuşma
Eğitimi” adlı eserinde “Konuşmanın Temel İlkeleri” başlığı altında
verdiği Sokrates’in bir sözü, bu bağlamda son derece etkilidir: “
Konuş, kim olduğunu söyleyeyim.”
Diksiyon, yalnızca tiyatro sanatında değil, kişilerin günlük
yaşantılarında bile konuşma eyleminde ayırt edici bir kavramdır.
Sahne Tozu Tiyatrosu’nda diksiyon dersleri, Türkçenin fonetik
özellikleriyle başlayarak; güzel konuşmaya hazırlık, nefes ve ses
eğitimi, konuşma tekniği, ifadenin kuvvetlendirilmesi gibi genel
başlıklar altında verilecektir. Diksiyon eğitiminde seslerin doğru
telaffuzları yanında dilin doğru kullanımı üzerinde de durulacaktır.
Kimi konuşmacıların güzel konuşmaya çalışırken telaffuz konusunda
başarılı olmasına karşın, zaman zaman anlatım bozukluğu yapması
dikkatlerden kaçmamaktadır. Üstelik diksiyon dersi veren
eğitmenlerin bile bu hataları farkında olmadan yaptıkları ve
dilbilimsel (linguistik) yönden de hatalı bilgiler verdikleri
görülebilmektedir. Tüm bunlar da diksiyon alanında eğitim vermek
durumunda olan eğitmenlerin, yalnızca spiker olan yahut iyi
konuşabilen kişilerin değil de dile dilbilimsel çerçevede
bakabilecek disipline sahip Türkçe alanında iyi eğitim almış
kişilerin olması gerektiğini göstermektedir. Örneğin, “Diksiyon;
Doğru, Güzel ve Etkili Konuşma” kitabında Türkçede 29 harf ve 29
sesin bulunduğu bildirilmektedir. Bu yargının bilimsel olmadığı,
Prof. Dr. Süer Eker’in “Çağdaş Türk Dili” (2006) adlı eserinden
öğrenilebilir. Eker kitabında “sesbirim” başlığı altında şöyle
demektedir: “Yaklaşık bir yüzyıldır genel dil bilimde ses ve harf
arasındaki karışıklık giderilmiş olmakla birlikte, bu iki kavramın
birbirinin yerine, daha başka bir deyişle, harfi ses yerine kullanma
alışkanlığı devam etmektedir. Doğadaki ağaç ile ağacın fotoğrafı
nasıl birbirinden farklıysa, ses ve harf kavramları da birbirinden o
denli farklıdır. Dil bilimin bulgularının göz önünde tutulmaması,
dili bilim olarak ele alan çevreler dışındakiler için anlayışla
karşılanabilir; ancak Türk alfabesindeki 8 ünlü, 21 ünsüz harfini
göz önüne alarak Türkçede 29 sesin olduğunu kabul etmek, bir bakıma
dil ve yazım sorunlarının başlangıcını oluşturur.”
Tiyatroda kullanılan “dil” kavramı, diksiyonun
sınırlarını da aşan geniş bir çerçevede değerlendirilmektedir.
Diksiyon, “konuşma sanatı” olarak değerlendiriliyorsa; tiyatroda
kullanılan “dil” kavramı, konuşma sanatını, sahnedeki oyuncunun
kostüm, jest, mimik ve karakteristik özelliklerini tümleyici bir
biçimde ele alır. Örneğin bu konuda A. Turan Oflazoğlu “Dil ve
Tiyatro” adlı makalesinde şöyle demektedir: “Tiyatro’da, söz dışında
kalan şeyler dahi (nesneler, davranışlar, durumlar, görüntüler,
gürültüler, sessizlikler) dille yaratılan manyetik bir alana girerek
dile dönüşürler. Oyunu tümüyle dil taşır böylece. Tiyatro bütün
yaşamın, dahası, bütün yaşamın dil haline gelmesidir; en geniş, en
yüksek anlamda dildir tiyatro.”
Tiyatroda kullanılan dilde yalnızca ölçünlü dil kullanılamaz. Ya da
bir başka deyişle ölçünlü dilin iyi kullanımı tiyatro sanatı için
yeterli değildir. Çünkü yerel ve karakteristik dil kullanımları da
tiyatrodaki dilde göz önüne alınmalıdır. Buna karşılık ölçünlü
disiplinden de tamamen uzaklaşmamak gerekir. Çünkü ölçünlü dil canlı
dildir. İnci Enginün’ün “Tiyatroda Dil” başlıklı yazısındaki
“Sahnede telaffuz edilen her kelime, seyirciler tarafından
anlaşılmalıdır. Anlaşılmayan eserler ölüdür.” ifadesinde de
görüldüğü gibi tiyatro dili aynı zamanda halkın kullandığı dil de
olmalıdır. Yani tiyatrodaki dil çok geniş bir yelpazeyi sunmaktadır.
Oflazoğlu’nun yukarıda adı geçen eserindeki bu konuyla ilgili şu
sözleri dikkat çekicidir: “Gündelik yaşayışın sarsak, avare dili
gerçeğin ancak yüzeyinde, kabuğunda gezinir; tiyatronun ölçünlü,
disiplinli diliyse bireysel varlığın temellerine iner, ortak
derinliklerle yüzey arasında köprüler kurarak insan gerçeğini
bütünlüğe kavuşturmaya çalışır. Oyun dilinin öyle bir düzeni vardır
ki, bütün kişiler ruhsal özelliklerine, kültür düzeyine göre
konuşurlar; Romeo’nun her sözü ancak Romeo’ya, Juliet’in kullandığı
her cümle de ancak Juliet’e yakışır. Başarılı bir oyunda kişilerin
ağızından çıkan her sözü, bir daha işitmek gereği duymadan
kavrayabilir seyirci.” Bu bağlamda bakıldığında işe tavır sorunu da
girmektedir. Özdemir Nutku’nun “Tiyatroda Dil ve Tavır Sorunu”
başlıklı yazısında, Türk tiyatrosundaki tavır sorununu ele aldığı
görülmektedir. Tiyatroda tavır, o tiyatronun içinde bulunduğu
toplumun temel sorularının, insanların ortak anlatımlarının ve ortak
davranışlarının dikkate alınmasıdır. Nutku, bu konuda özel
tiyatroların devlet tiyatrolarına oranla daha umut verici olduğunu
düşünmektedir.
Tiyatroda dil eğitimi yukarıda da sözü edildiği
üzere geniş bir yelpazede ele alınmalıdır. Oyunculuğun en önemli
özelliklerinden biri, kuşkusuz ki canlandırdığı karakterin
kişiliğini kullandığı dilde verebilmesidir. Bugün insanın
kişiliğinin sesinde gizlendiği gerçeği çoğu kimsece bilinmez. Fakat
iyi bir oyuncu, bunu bildiği için, canlandırmadaki başarısının büyük
bir parçasını buna borçludur. Örneğin usta yazar Erica Jong’un, bir
romanında “New York’un kenar mahallelerinden birinde doğduğu
sesinden anlaşılan bir kadın, melercesine bağırıyordu.” biçimindeki
anlatımı sıradan bir betimleme değildir.
Diksiyon ve Tiyatroda Dil Kullanımı Eğitmeni
Taşkın İŞGÖREN
Eğitim günleri ve saatleri hakkında bilgi almak için lütfen bizi
arayınız..
Kontenjan sınırlıdır.
Başvuru Tarihi : 15 Ağustos Pazartesi
Son Başvuru Tarihi : 1 Ekim Cumartesi
İletişim : 0232 445 20 33 - 0555 480 72 73
Adres : Şehit Fethi Bey Caddesi NO:31 Borsa Binası Yanı Gümrük - Konak / İZMİR
http://www.sahnetozu.com
http://www.sahnetozu.com.tr
msn@sahnetozu.com







